ağaç gibi olan

arboreal

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • çatal — is. 1) İki veya daha çok kola ayrılan değnek 2) Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri 3) Dallı olan şeylerin her kolu 4) Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç Çatalı elinden düştü, ağzı açık… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delice — sf. 1) Davranışları aşırı, deli gibi olan Bu defterin içine ne delice saadetler yazmıştı. Ö. Seyfettin 2) zf. Delicesine 3) is., bit. b. Buğdaygillerden, genellikle buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki (Lolium temulentum) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜŞECCER — (Şecer. den) Ağaç gibi dallı budaklı olan yazı veya resim …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FİLİZ — Ağaç ve çiçek fidanı, taze sürgün. * Eritilip temizlenmemiş olan altun, gümüş,demir, bakır gibi külçe, ham maden. * Erimiş bakır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • arı — 1. sf. 1) Temiz, münezzeh 2) Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis 3) Günahsız Birleşik Sözler arı kil arı sili eteği arı 2. is., hay. b. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica) Birleşik Sözler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • top — is. 1) Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne Havası boşalmış bir futbol topu... A. Gündüz 2) Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça Kantarın topu. Duvar saatinin topu. 3) Kumaş, kâğıt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kör — sf., Far. kūr 1) Görme engelli Körü körüne duygululuk sanatçıyı da körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür. N. Cumalı 2) Keskinliği yeterli olmayan Kör bıçak. Kör makas. 3) Az aydınlık veren Sahanlığın üstünde bir kör kandil… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • salkım — is. 1) Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve Bunu görünce Behzat da iki salkım muzu oradakilere dağıtmış. M. Ş. Esendal 2) bit. b. Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu 3) bit. b.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bal — is. 1) Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde 2) Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı 3) Ağaçların… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mekik — is., ği, Far. mekūk 1) El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç 2) Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şiş — 1. is. 1) Şişmiş olan yer, şişlik 2) sf. Şişmiş, şişkin, kabarık Emine Hanım ın şiş gözleri daha sakindi. H. E. Adıvar Birleşik Sözler kabaşiş 2. is. 1) Bir ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk 2) sf. Bu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.